Fazıl Hüsnü Dağlarca Sözleri ve Alıntıları

Ve senin duaların varsa, Benim de vardı…

Seni sevmek

Kişi seni severse- Soyunur aya karşı -Sever- Ölüşüne dek.

Susmak isterim- Susmak istersiniz- Bütün geceye karşı.

…Severim geceyi çaresiz- Korktuğumda değil, Güzelliğinden…

AYAK İZLERİ

Bu kuş- bu yaprak- bu yıldız- Ulaşırken ta uzaklara- Ayak izleridir- Sözcükler ellerimizin.

Öyle öncesin ki, yok gibisin…

ESKİ KAPI

Kadınların istediği- Mavilik midir- Gece midir- Kocalar yaşanır da anlayamaz

Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye: Okurum düşüne düşüne okuduğum şiirleri, Senin düşüncen geçerken üzerinde bir sıcaklık kalmıştır diye

Şiir her sabah şaştığım şey- Ne evlerin güzelliği- Ne yepyeni serinliği yolların- Ne uyanmış ağaç- Ne duvarlara karanlıkta asılmış ilanlar

Her sabah şaştığım şey- Kocaman bir geceden sonra- Aydınlık yüzü insanların

ÖZLEM ÇİÇEKLERİ

Onlar yaşamlarını- Ölümsüz yapıtlarıyla değiştirdiler- Ben değiştirdim- Kendimi seninle

Mustafa Kemal’in Kağnısı

Yediyordu Elif kağnısını, Kara geceden geceden. Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu, Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar, inliyordu dağın ardı, yasla, Her bir heceden heceden.

Mustafa Kemal’in kağnısı derdi kendi kağnısına, Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı. Çabuk giderdi, çok götürdü elifcil, Nam salmıştı asker içinde.

Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü, Doğrulmuştu yola önceden önceden.

Öksüzleriyle kardeş gibiydi Elif, Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar, Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı, Mahzundu bütün bütün sarıkız, yanı sıra, Gecenin ulu ağırlığına karşı, Hafiftir, inceden inceden.